Yine bir rüya

Okulun ilk günündeydi…
Müdür kürsüye çıkmış, farklı görevler için ögrencilere parmak kaldırtıyordu.

O, ögrenciler arasinda görev almaya en istekli olanıydı. Sürekli parmak kaldiryor, müdüre sesleniyor ve yer yer yerinde zipliyordu. Ama müdür onu görmezden geliyor, hiçbir şey icin seçmiyordu. Bir süre sonra icindeki heves yerini kırgınlığa ve burukluğa biraktı. Artik parmak kaldırmayı da bırakmıştı.

Tüm çocuklar farklı görevler almış olarak hallerinden memnundu.

O hariç…

Müdür görevlerle ilgili detaylar vermek üzere aşağı indi. Çocuklarla konuştu.

Bunlar görmek ondaki kırgınlığı isyana çevirmisti!

Çocuklarla konuşması bitince, müdür tekrar kürsüye cikti.

“Ve simdi okulumuzun açılış konuşmasını yapacak öğrencimiz..” dedi.

Herkes bu ne önemli görev için çığlıklar atarak öne geçmeye ve seçilmeye çalıştı. Aralarından sadece o parmak kaldırmıyor, bir kösede olup biteni izliyordu. Bir anda, böyle seyler için yarışmanın, keyfini kaçırmanın ve bunları arzulamanın ne kadar saçma olduğunu idrak eti.

O sirada müdür gözlerini ağır ağır ona çevirdi ve sabitledi.

“Iste şu… dedi, derin bir tonla.

“Köşede oturan ve unutulduğunu düşünen arkadaşınız…”

Published by


Yorum bırakın