
…
Jodorowsky’nin de ifade ettiği gibi: ‘Kafesin içinde doğan kuş, uçmanın bir hastalık olduğunu düşünür…’
Bak çevrene. Her yanının hasta kuşlarla dolu olduğunu göreceksin.
Uçan kuşları ‘yoldan çıkmış’ zanneden hasta kuşlarla…
Ancak ümitsizliğe kapılma. Çünkü kafesteki insanla kafesteki kuş arasında hayati bir fark vardır.
Kafesteki insanın anahtarı kendi boynunda asılıdır…
O ölü toprağından kurtulma zamanı geldiğinde, ve yalnız olmadığını anladığında, ve kafesin dışındaki özgür kuşla göz göze geldiğinde, ve bakışları değiştiğinde, ve içinde o ‘aşk’ alevlendiğinde; o kafesin bir kâğıt gibi yanma ve onu gökyüzüyle baş başa bırakma zamanı gelmiştir.
İşte o gün, beşer (insansı) olmaktan çıkıp Âdem (insan) olmaya adım atar…
‘İnsan’ın doğumu, ancak ve ancak böyle olur…
Yorum bırakın